İnsan bazen bir kelimenin gölgesinde büyür. Birinin ağzından dökülen küçük
bir “gibi” kelimesi, çocuk kalbine koca bir Araf bırakır. Ben de o kelimenin
içinde, eksikliğiyle konuşan bir bedenin sessiz yolcusu oldum. Aynalar beni hep
gölge gösterdi; sustum, sessizliğin elbisesini giydim ve Hz. Musa’nın akıntıya
bırakılan tabutu gibi yalnızca içimde bekledim.
Seçmediğim bir bedenle geldim dünyaya, tıpkı herkes gibi… Ama kim olmaya
karar vereceğim, yolun devamında saklıydı. Yıllar boyunca “kimse” ile “kim olmak
istediğim” arasında kaldım. Eksikliğimin ölçüsünü soramadım kimseye. Ne kadar
eksiktim, ne kadar eksilecektim yahut eksik olmak fazlalığa yer açmak mıydı,
bilmiyordum… Ve bilmiyordum; eksiklik denen o ince sızının omzuma bir kader
kuşu olarak konup Hüzün İmparatorluğu’nda birkaç coğrafya kurduracağını.
Devamını Göster