Hakkımda

 

Semih, 1992 yılında Ankara’da doğdu. Aralık ayında dünyaya geldiği için, hayatı boyunca üşümesi hiç gitmedi ellerinden. Çocukluğu; yollar, hastane koridorları ve ameliyathanelerde geçti. Tıp okuyarak değil, çekirdekten yetişip hasta olarak öğrendi kelimeleriyle yaptığı tabipliği. Çocukluğu alıp başını gitse de kendisinden; kendisi hiç gidemedi çocukluğundan. Öğrenimini ise gözyaşı, yağmur ve bulutlara bakarak tamamladı.

 

Muhtaçlık üzerine henüz literatüre girmemiş profesör doktorluğu bulunmaktadır. Duygusal zekâsının yüksek olmasını, başkalarının küçük gelen elbiseleriyle geçen çocukluğundan kaynaklandığını öne sürmektedir.

 

Ayrıca Semih; Allah’a, Peygamberlere ve tasavvufa sarılarak yaşamayı tercih etti. Stratejik oyunlar, kitaplar ve kalemleriyle odasında kendi başına yaşamayı sevdi. Yabancılık çektiği dünyada; Sezai Karakoç, Cahit Zarifoğlu, Aliya İzzetbegoviç ve nice şair ile düşünce adamını kendisine dost edindi.

 

En sevdiği arkadaşı ise Hasan Dağı’dır. Tesbihiyle uzaklara dalıp çağırdığı duaların yanı sıra zaman zaman Neşet Ertaş, Çekiç Ali, Hacı Taşan ve Zeki Müren dinlemektedir. Çiçeklerle konuşmayı ise çocukluğunda annesinin öğrettiği sarı çiçekten öğrenmiştir.

 

Kalbini emanet ettiği doktorlardan birkaçı; Yunus Emre, Mevlânâ, Ferîdüddin Attâr, Ataullah İskenderî ve Fahreddin er-Râzî’dir. Bütün evliyaları sevmektedir. Kendisi şimdilik yaşamaya devam etmektedir.

Image